Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı hemşehrimiz Hakan Çavuşoğlu’nun Batı Trakya ziyareti 2 Kasım 2017 günü Danışma Kurulu’nun Eşekçili köyünde onuruna verdiği yemekle başladı. Yemekte, Çavuşoğlu’nun “Biz, Anavatan olarak, Türkiye olarak, asla sizleri yalnız bırakmayız, bırakmadık.” Sözleri damgasını vurdu.
Yemeğe başta Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe S. Müftüsü Ahmet Mete, Azınlık milletvekilleri İlhan Ahmet, Hüseyin Zeybek, Mustafa Mustafa ve Ayhan Karayusuf, Belediye Başkanları Rıdvan Ahmet, Cemil Kabza ve İsmet Kadı'nın yanısıra diğer üyeler katıldı. Türkiye’den ise milletvekilleri Salih Çetinkaya, Salih Fırat, Mehmet Akyürek, Vakıflar Genel Müdürü Adnan Erten, TİKKA Başkanı Serdar Çam katıldı. Çavuşoğlu’na T.C. Atina Büyükelçisi Yaşar Halit Çevik ve T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı eşlik etti.
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, Çavuşoğlu’na ve Danışma Kurulu’nun davetine katılanlara teşekkür ettiğini belirtti.
Şerif, “Batı Trakyalılar olarak bu akşam mutluyuz ve gururluyuz. Aramızdan çıkan ve burada bir çok akrabası olan Sayın Hakan Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir Başbakan Yardımcısı olarak aramıza gelerek, bizleri buralarda ziyaret etti. Bu gün Batı Trakya olarak sevinçliyiz, gururluyuz. Kendisine hem teşekkür ediyoruz ve bir kez daha tebrik ediyoruz.” İfadelerini kullandı.
T.C. Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, doğduğu, büyüdüğü, akrabalarının, kardeşlerinin ve soydaşların bulunduğu bölgeyi ziyaret etmenin kendisi için ayrı bir anlam ifade ettiğini belirtti.
Çavuşoğlu konuşmasını şöyle tamamladı:
ÖNCE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZLA GÖRÜŞME FIRSATIM OLDU. YUNANİSTAN’A GİTMEK İSTEDİĞİMİ SÖYLEDİM Kİ O DA SİZLERE SELAMLARINI İLETMEMİ SÖYLEDİ
“Tarafıma bu görev tevdi edildikten sonra gerçekleştirdiğim bu ziyarette, öncelikle Atina’da yapmış olduğumuz temaslardan biraz bahsetmek istiyorum. Bir süre önce randevu taleplerimize karşılık verilince buraya gelmeye karar verdim. Önce Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşme fırsatım oldu. Yunanistan’a gitmek istediğimi söyledim ki o da sizlere selamlarını iletmemi söyledi. Aynı şekilde Sayın Başbakanımızın da sizlere selamlarını getirmiş bulunmaktayım.
HEM BATI TRAKYA, HEM DE İSTABUL’DAKİ RUM AZINLIĞI ÜZERİNDE EDİNDİĞİM TÜM DETAYLARI KENDİLERİYLE KONUŞTUK
Bugün Atina’da ilk olarak Kotzias ile son derece uzun ve detaylı bir görüşme gerçekleştirdik. Bölgesel konular, iki ülke işbirliğine dayalı konular ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek üst düzey toplantıları ele aldık. Yine Sayın Cumhurbaşkanı Pavlopoulos’un davet etmesiyle Yunanistan’a 65 yıl sonra bir T.C. Cumhurbaşkanın gelecek olmasından önce böyle bir ziyareti gerçekleştiriyoruz. Kotzias, Başbakan Yardımcısı ve Gavroglu ile yapmış olduğumuz görüşmelerde bütün konuları esaslı bir şekilde değerlendirme fırsatı bulduk. Daha önceden müktesabatım olduğu için hem Batı Trakya, hem de İstabul’daki Rum Azınlığı üzerinde edindiğim tüm detayları kendileriyle konuştuk. Herşeyi açık bir şekilde ifade ettik, onlar da ettiler. Kendilerine söylediğim şu hususun altını çizmek istiyorum: Bu topraklarda doğmuş, büyümüş ve bu ülkede dünyaya gelmiş bir arkadaşınız, bir T.C. Başbakan Yardımcısı olarak, bu dönemde her iki ülke için de bir fırsat olarak değerlendirilmesini ve her türlü önyargıları bir tarafa koyarak, samimi bir şekilde, dürüstçe çalışmalar neticesinde, hem burada yaşamakta olan Müslüman Türk Toplumuna , hem de İstanbul’daki Rum Azınlığına ilişkin esas beklentileri karşılayabiliriz.
HER ŞEYİ KONUŞABİLMEK, TÜM PERDELERİ KALDIRARAK BUNLARI MASANIN ÖNÜNE KOYMAK, HERKESİN ETEĞİNDEKİ TAŞI MASAYA KOYMASI ÇOK ÖNEMLİ BİR ŞEY
Bu makamlarda, Batı Trakya’nın bir evladı olarak, İlk defa ikili temas yapıyorum. Her şeyi konuşabildiğimizi gördüm. Konuşmak esasen her şeyin başı. Her şeyi konuşabilmek, tüm perdeleri kaldırarak bunları masanın önüne koymak, herkesin eteğindeki taşı masaya koyması çok önemli bir şey. Eğer bunları dile getirebiliyorsanız çözüm için size kanalları size açıldığını hissediyorsunuz. Tabii ki kronikleşen meselelerimiz var. Çözülmeyi bekleyen meselelerimiz var. Mutlaka bunların yarın çözülmesini beklemek hayalcilik olur. Sonuç olarak sadece siyasetçilerde değil, sosyolojik anlamda da zihin kalıpları var. Siyasetçi için adım atmak bazen zor olabilir. Ana biz, ısrarla, kararlı bir şekilde, bu noktada sizlerin talep ve beklentilerinizi, Yunanistan’da eşit vatandaşlar olarak, aynı şekilde Azınlık haklarına kavuşmuş bir toplum olarak yaşamanız için biz Türkiye olarak, Anavatan olarak, üzerimize düşeni yapmaya bundan sonra da devam edeceğiz. Aynı şekilde İstanbul’da yaşayan Rum Azınlıkla ilgili olarak da, Azınlık olmanın ne demek olduğunu iliklerine kadar hissetmiş bir arkadaşınız olarak, onların da talep ve beklentilerini meşru çerçevede karşılanması için üzerimize düşen vazifeler varsa, hiç yüksünmeden, bunları da hiçbir şekilde ön yargılara kurban olmadan gerçekleştirmek için adımlar atacağımı özellikle sizlere ifade ediyorum. Bundan sonraki süreçte, işi sadece siyasetçiye, sadece bürokrasiye, işi sadece diğer dinamiklere bırakarak değil, ama her iki toplum arasındaki iletişim ağını geliştirerek, karşılıklı empati yaparak, gerçekten de bu işi en derin şekilde yüreğinde hisseden insanlar olarak birbirimize aktarmak istiyorum. Bugün yanımda İstanbul Rum Azınlığı Vakıflar Temsilcisi olan Yorgos Theoharidis adlı son derece iyi yetişmiş bir arkadaşımız vardı. Onunla birlikte geldik. Sabah saatlerinde Elçilik makamında İstanbul Evrensel Rum Federasyonu’nun yöneticilerini kabul ettim. Onlarla birlikte meselelerimizi konuştuk ki onların da beklentileri var.
ÖNÜMÜZDEKİ AY İÇERİSİNDE SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN YUNANİSTAN’A ZİYARETİ GERÇEKLEŞECEKTİR
Söylemek istediğim şu: İletişim kanallarımızın hem geniş hem de açık olması işleri kolaylaştıracağını düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki ay içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımızı Yunanistan’a ziyareti gerçekleşecektir. Uzunca bir süredir, hem bakanlar düzeyinde, hem de üst düzeyde, son olarak Sayın Başbakanımız, ondan önce Sayın Pavlopoulos Türkiye ve Yunanistan ziyaretlerini düşündüğünüzde, üst düzey ziyaret ve temasların gerçekleştiğini görüyoruz ki bunlar yeni alanların doğmasına ve var olan meselelerin düzelmesine olanak sağlayan fırsatlar olabilir. Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekleştireceği ziyaret tüm bu temasları tamamlayıcı hükmünde olacaktır.
BİZ, ANAVATAN OLARAK, TÜRKİYE OLARAK, ASLA SİZLERİ YALNIZ BIRAKMAYIZ, BIRAKMADIK
İkinci olarak bahsetmek istediğim, 150 Batı Trakya Türk Azınlığı’nın burada yaşam mücadelesi verdiği, bazı sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu, Anavatan Türkiye’den beklentilerin yüksek düzeyde olduğunu yapmış olduğumuz görüşmelerde bunların sürekli gündeme geldiğini biliyoruz ve farkındayız. Biz, Anavatan olarak, Türkiye olarak, asla sizleri yalnız bırakmayız, bırakmadık da. Özellikle şunu ifade etmek isterim: Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarıyla beraber, bu bölgelere, medeniyet havzamıza ilişkin bakış açısı gerçekten paradigma değişikliği yaşatmıştır. Onlarla daha fazla bir arada olmak, onların üzüntülü gününde yanlarında olmak, sevinçlerini paylaşmak için her türlü fırsatı değerlendirmeyi kendimize görev addediyoruz. Bu sadece Batı Trakya’daki Azınlık için geçerli bir şey değil; Bulgaristan, Kosova, Makedonya ve Türki cumhuriyetler için de, her yerde, hem şahsen, hem siyasetçi kimliklerimizle, hem de ruhsal nitelikteki organizasyonlarla buralarda görev almayı kendimize görev addediyoruz.
“HAKAN BURADA. VEFA BORCUNU ÖDESİN” DEMESİ BENİM İÇİN BİR TALİMATTI
Bugün burada benimle beraber olan üç milletvekili arkadaşım var: Salih Çetinkaya, Salih Fırat, Mehmet Akyürek. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürümüz Adnan Erten, TİKKA Başkanımız Serdar Çam’la berberiz. Buraya inşallah hem moral, motivasyon, hem de bir vefa borcu olarak, görev tevdi edildikten sonra bu topluma neler yapabiliriz düşüncesi içerisindeyiz. Açıkçası Danışma Kurulu’nun Ankara’yı ziyareti esnasında Sayın Başbakanımızın kabulü esnasında, hepimizin şahit olduğu üzere, “Hakan burada. Vefa borcunu ödesin” demesi” benim için bir talimattı. Dolayısıyla bir nebze olsun beklentilerinizi karşılamak, sizlerin bir nebze olsun hayallerinize kavuşmanız için bütün gücümüzle çalışacağımızdan emin olabilirsiniz.
ŞU ANDAKİ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZ GERÇEKTEN DE TAKDİRE ŞAYAN
Ancak bir husus var ki burası Batı Trakya. Burada hepimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu içerisindeki yaşam alanımızı çoğaltmamız, bu zeminimizi genişletmemiz gerekir. Şu andaki birlik ve beraberliğimiz gerçekten de takdire şayan. Bunun mutlaka devam etmesi ve önümüzdeki süreçte daha fazla genişleyerek, buradaki yaşam zorluklarının hep birlikte aşılmasını arzu ediyoruz.
AMA UNUTMAYINIZ Kİ, BU GÖREVİ BANA TEVDİ EDEN SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ, SAYIN BAŞBAKANIMIZ, SADECE BEN OLDUĞUM İÇİN DEĞİL, BATI TRAKYA’LI OLDUĞUM İÇİN, BİR BURSA MİLLETVEKİLİ OLDUĞUM İÇİN TEVDİ EDİLDİ
Burada olmaktan çok mutlu oldum. Değerli arkadaşlar, şu çok önemli: Bugün karşınızda Batı Trakya’nın bir evladı olarak, Hakan Çavuşoğlu olarak, 80 milyonluk bir T.C.’nin Başbakan Yardımcısı olarak buraya gelmek benim için önemli olabilir; benim için mutluluk ve gurur kaynağı olabilir. Ama unutmayınız ki, bu görevi bana tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız, sadece ben olduğum için değil, Batı Trakya’lı olduğum için, bir Bursa milletvekili olduğum için tevdi edildi. Bu aslında Batı Trakya Müslüman – Türk Azınlığı’na duyulan güvenin tezahürüdür. Bu noktada kendilerine teşekkürü bir borç olarak ifade etmek istiyorum. Allah bizleri mahçup emesin. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın; dirliğimizi, esenliğimizi daim etsin. Acizane ve samimi bir şekilde çalışalım, gayret edelim.”
Toplantı sonunda Hakan Çavuşoğlu hehşerileri ile tek tek ilgilendi ve eski günleri yad etti.
Çavuşoğlu 3 Kasım Cuma günü de saat 10:00’da Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde halka hitap edecek. Program İskeçe ve akşam 21:00 civarında da Delinazköy ile devam edecek.
