Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TBMM Milli Saraylar’ın desteğiyle Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde düzenlediği Mustafa Cambaz’ın fotoğraflarından oluşan sergi, 14 Ekim 2017 Cumartesi günü açıldı. Sergi dört gün boyunca gezilecek. Etkinlikte, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif’in, “Batı Trakya’nın gururu olabilecek, onunla gururlanacak, bu vatan için benim memleketim de şehit verdi, diyebilecek insanlar olacak ki o şehit de Mustafa Cambaz’ dır.” Sözleri damgasını vurdu.
Etkinliğe; Mustafa Cambaz’ın ailesi, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, S. Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet, T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı, Muavin Konsolos Osman Şahin, Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği Y.K. üyesi Mehmet Şeker, Mustafçova Belediye Başkanı Cemil Kabza, BİHLİMDER Başkanı Ahmet Emin, S.Ö.P.A. Mezunu Öğretmenler Derneği Başkanı Salih Ahmet, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, işadamı İbrahim Halil Hasan, Tütün Kooperatifi Başkanı Esat Hüseyin, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Ercan Ahmet, Gümülcine Türk Gençler Birliği G. Sekreteri Nihat Binbaşı’nın yanısıra soydaşlar katıldı.
GÜMÜLCİNE TÜRK GENÇLER BİRLİĞİ HERKESİN KALBİNDEDİR
Sergi açılışında yapılan selamlama konuşmalarında, Batı Trakya’lı fotoğraf sanatçısı Mustafa Cambaz’ın eserlerini sergilemekten gurur duyduklarını belirten Gümülcine Türk Gençler Birliği Genel Sekreteri Nihat Binbaşı, “Birliğimiz 1928 yılında kurulmuş olup 1983 yılında tabelaları sökülmüş, Yunanistan’a göre, faaliyetlerine devam eden gayri resmi bir Birlik konumdadır. Ama biz, gönlümüzde Batı Trakya insanını bir araya toplayan; kültüründen, folklorundan, el beceri kursundan, tüm etkinliklere ev sahipliği yapan konumunda görüyoruz. Bu sebeple Batı Trakya’da yaşayan insanların dinini, kimliğini bir arada tutan Gümülcine Türk Gençler Birliği herkesin kalbindedir. ” Görüşlerine yer verdi.
MUSTAFA GELEMEDİ, AMA FOTOĞRAFLARI GELDİ
Kendisi için çok özel bir gün olduğunu , çünkü Mustafa Cambaz ile yirmi yılı bulan bir dostluğu ve çok yakın çalışma arkadaşı olduğunu belirten Uluslararası Kültür ve Sanat Derneği Y.K. üyesi Mehmet Şeker, “ O, 15 Temmuz’da şehit oldu, aramızdan ayrıldı. Mustafa’nın pasaportu yoktu, kimliği yoktu. Maalesef memleketine gelemiyordu. Gelmek istediği zaman telefon ederdi, Ali abi arabasını hazırlar ve Keşan’da büyük bir marketin bahçesinde görüşürlerdi, hasret giderirlerdi.
Bugün, benim için hem mutluluk, hem de hüzün. Mustafa gelemedi, ama fotoğrafları geldi. Gittiği yer çok güzel, biz buna inanıyoruz. Allah hepimizi onunla kavuştursun. ” ifadelerine yer verdi.
Türkiye’de ne kadar ulu cami olduğunu ondan öğrendiklerini ve mekanının Cennet olması gerektiğini belirten Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine S. Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, “Ben, şahsen bir Batı Trakya’lı olarak Mustafa Cambaz’a müteşekkirim. Çünkü, burada olan misafirler dahil Türkiye’ye vatan diyor, biz ise Anavatan, diyoruz. Türk Milleti, bizim anavatanımız, tesadüf müdür, 100 yıl önce, 1916 yıllarında, aynı insanlar tarafından değişik metotlarla işgal edilmeye kalkışılmıştı. Ve, Çanakkale’de 250 bin diye duyuyoruz, vatan evladı, millet evladı şehit olmuştu. Aradan 100 yıl geçtikten sonra aynı adamlar başka versiyonlarla, başka şekillerle bu vatanı tekrar işgal etmeye kalktılar. Bu sefer de 250 şehit verdik.
Ben, Çanakkale’ye gittiğim zaman ki şehitlikler orada birkaç defa düzenlendi, ilk aradığımız şey Gümülcine’li şehitler var mı; sonra Batı Trakya’dan var mı, sonra Balkanlar’dan nereden şehit var, sonra da Anadolu’dan, Halep’ten, Şam’dan ve bugün gönül coğrafyası diye tarif edilen yerlerden şehitlikleri görüp fatiha okuyoruz.
SIRTINDA BAYRAKLA YÜRÜYEN BİR İNSANA, KUYRUĞUNDA AY-YILDIZ BAYRAK OLAN UÇAK AŞAĞIYA BOMBA YAĞDIRIYORDU.
100 yıl sonra bu vatan aynı insanalar tarafından işgal edilmek istendi. Acıydı! Bana göre, Türk Milleti bunu 1000 yıl konuşacak ve tarih kitapları yazacak. Çünkü, sırtında bayrakla yürüyen bir insana, kuyruğunda ay-yıldız bayrak olan uçak aşağıya bomba yağdırıyordu. Garip bir olay, rüya mı hayal mi?
MUSTAFA CAMBAZ, HEYKELİ DİKİLİP HER ZAMAN ANILMASI GEREKEN BİR İNSANDIR
Belki de 50, 100 yıl sonra Batı Trakya’nın insanları, şunu arayacaklar: Batı Trakya’dan da acaba bu 250 şehidin arasında insan var mı? Yazıtlarda, yapıtlarda ismi var mı diye bakacaklar; aynen benim Çanakkale’de baktığım gibi. O gün baktıkları zaman, Batı Trakya’nın gururu olabilecek, O’nunla gururlanacak, bu vatan için benim memleketim de şehit verdi, diyebilecek, insanlar olacak ki o şehit de Mustafa Cambaz’dır. Anavatan’ın bayrağı için şehit olan insan, aynen 100 yıl önce Çanakkale’de şehit olan Gümülcine’li, İskeçe’li, Dedeağaç’lılar gibi.
Onun için Mustafa Cambaz bu yönüyle heykeli dikilip her zaman anılması gereken bir insandır. Batı Trakyalıların takdir etmesi gereken bir insandır.” Düşüncelerine yer verdi.
O GECE, BU HAİN GİRİŞİMİ, TÜRK MİLLETİ, TÜRK DEVLETİ BÜYÜK BİR FERASETLE, BÜYÜK BİR DİRAYETLE ÖNLEDİ.
15 Temmuz, bir çok açıdan ele alınmayı hak eden, üzerinde çok sözler söylenen, son yüzyılın en önemli, en dramatik kırılma noktalarından bir olduğunu belirten T.C. Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı, “ O gece, bu hain girişimi, Türk Milleti, Türk Devleti büyük bir ferasetle, büyük bir dirayetle önledi. O gecenin en dikkat çekici noktalarından biri, kendi halinde yaşayan, her gün selam verdiğimiz, her gün karşılaştığımız “normal, alalade” bir yaşam süren insanların bir kahraman olduğudur ki bunları hep birlikte gördük. Çok yüksek miktarda insanımızın şahlanışına şahit olduk.
ÇELİĞİ GÖĞSÜNDE DURDURAN TÜRK MİLLETİ’NE ŞAHİT OLDUK
Acaba kahramanlık tarihte mi kaldı, diye düşündüğümüz dönemde; Ankara’da, yurdun çeşitli bölgelerinde, fedakarlığa, kendini tankın önüne atan, çeliği göğsünde durduran Türk Milleti’ne şahit olduk.
Şehit Mustafa Cambaz da böyle bir destan yazdı ki burada ailesi ve dostları var, bunu anlatmak bize düşmez. Ama, gördüğümüz ve okuduğumuz kadarıyla, mütevazi bir hayat yaşayan, mütevekkil, gülümseyen, iyimser bakan, işine, hayatına idealizmine odaklanmış bir insan o gece bir kahramanlık destanı yazdı. Mustafa Cambaz’ın varlığı, şehadeti ve bıraktığı miras birkaç açıdan önemlidir. Batı Trakya’nın Anavatan Türkiye’nin davasına, meselesine bir katkısı olması açısından çok çok önemlidir. Çünkü, genelde tersi düşünülür, aranır. Ancak bu gerçekten çok önemli ve 100 yıl sonra birilerinin bugünlere baktığında arayacağı isimlerden biridir. Burada Mustafa Cambaz’ın eserlerinden seçme bir sergi olacak. Herkese teşekkür ediyorum. ”
MUSTAFA CAMBAZ
Gümülcine Menetler – Skaloma köyünde doğmuştur. Yıllarca yaşadığı Anavatan Türkiye’de haymatlos olarak yaşamıştır. Türkiye’yi il il gezerek ulu camileri fotoğraflamış ve büyük bir arşiv oluşturmuştur.
15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında, Çengelköy’de darbeciler tarafından şehit edilmiştir.
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
https://rodopruzgari.com/haber-arsivi/20859-kendi-gelemedi,-foto%C4%9Fraflar%C4%B1-geldi.html#sigProIda79a2dc664
