YORUM
Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu’nun külleri arasından yepyeni bir Cumhuriyet kurdu. Türk Milleti’nin yok olmaya ve yabancıların egemenliği altına sokulmaya çalışıldığı bir dönemde kahraman bir insan olarak ortaya çıktı. Yabancı boyunduruğunu kabul etmeyeceğini tüm dünyaya haykırdı; sadece haykırmakla kalmadı bunun önderliğini de yaptı.
Atatürk, getirdiği bir dizi devrimle modern bir Türkiye yaratılmasında büyük çabalar sarf etti. Harf Devrimi’ni yaptı. Avrupa’dan önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Kısacası yepyeni bağımsız bir Türkiye onun sayesinde hayata geçirilmiş oldu.
Ülkemiz Yunanistan’ın liderlerinden Elefterios Venizelos, devrimlerden sonraki hayranlığını, O’nu 1934 yılında, Nobel Barış Ödülü’ne aday göstererek göstermiştir.
Atatürk, Selânik’li idi. Ve, tabii ki bizim hemşehrimizdi. Her Türk’ün onunla gurur duyduğu gibi biz, Batı Trakya Türkleri olarak her zaman O’na sevgi ve saygı gösterdik ki bu sevgimiz ve saygımız da ilelebet devam edecektir.
Atatürk, Cumhuriyet’i kurarken, Türk insanına “Millet” bilincini getirirken etrafındaki insanların ezici bir çoğunluğu Selânik’ten, Üsküp’ten; kısacası Balkan coğrafyasındandı. Balkan insanının Türkiye Cumhuriyeti’ne katkıları hiçbir zaman eksilmemiş, bilakis artarak devam etmiştir. “Balkanlar’dan her şey çıkar, sadece vatan haini çıkmaz” söylemi de bu yüzden söylenmiştir.
Rahmetli Celâl Bayar, 1952 yılında, Gümülcine’de Celal Bayar Lisesi’nin açılışına katılmak üzere Selânik’ten geçtiği sırada Atatürk’ün evini de ziyaret etmiş ve evin perişanlığını görünce restore edilmesini istemişti. Hemen harekete geçilmiş, Gümülcine, İskeçe’den Türk evlerinin mimari yapısına, iç dekorasyonlarına bakılmış ve restorasyon ona göre yapılmıştı.
Aradan yıllar geçmiş, Batı Trakya Türkleri’nin beyin göçü hızla artmış ve Türklerin ilk adresi Anavatan Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Batı Trakya Türkleri, Türkiye’nin kalkınmasına, gelişmesine ve dünya devletleri arasında yer almasına büyük katkıda bulunmuştur. Yüzlerce bilim insanı Atatürk’e olan borçlarını, Türkiye’nin kalkınması için çalışarak ödemeye çalışmıştır.
Atatürk 1938 yılında vefat ettiğinde artık ebedi istirahatgahı Anıtkabir’dir. İşte burada da Batı Trakya Türkleri’nin katkısı devam etmiştir. Anıtkabir’in inşa edilmesi konusunda proje yarışması açılmış ve İskeçe’den Orhan Arda yarışmayı kazanan iki mimardan biri olmuştur.
Kısacası Batı Trakya Türkleri O’nu hiçbir zaman unutmamış; her zaman, her ortamda ve her mekanda hatırlamış ve saygı göstermiştir. Bu saygının, sevginin de ilelebet devam edeceğini ve Batı Trakya Türklerinin hemşehrimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü unutmayacaklarından hiç şüphemiz yoktur.
79. Ölüm yıldönümünde kendisini saygıyla anıyoruz.
