Rodop İli Bağımlılığa Karşı Önlem Alma ve Ruh Sağlığı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Mustafaoğlu, kurumun çalışmalarıyla ilgili olarak Rodop Rüzgarı Dergisi’ne konuştu.
Uyuşturucu kullanımına karşı önlem alma konusunda başkan Mustafaoğlu, “Uyuşturucu sorunu sadece üretimi ve ticareti azaltarak çözümlenemez. Korunma, önlem alma en verimli çözüm yoludur. Uyuşturucu ile mücadelede düşman üreticiler ve ticaret yapanlar değildir, asıl düşman gençleri uyuşturucu batağına iten kişisel, sosyal, ekonomik nedenlerdir. Önlem alma yediden yetmişe hepimizin görevidir” görüşlerine yer verdi.
Rodop İli Bağımlılığa Karşı Önlem Alma ve Ruh Sağlığı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Mustafaoğlu’nun Rodop Rüzgarı’na vermiş olduğu röportaj:
-Öncelikle kurum hakkında bizlere biraz bilgi verir misiniz ne zaman ve hangi amaçla kuruldu?
Rodop İli Bağımlılığa Karşı Önlem Alma ve Psikososyal Destek Merkezi kar amacı gütmeyen bir kurumdur. Kadrosu, psikiyatrist, psikolog, sosyal hizmet uzmanlarından oluşmaktadır. 1999 yılında yerel toplumun inisiyatifi ile Uyuşturucuyla Mücadele Kurumu OKANA işbirliğiyle kurulmuştur. Maddi ihtiyaçlarımızın %50’sini OKANA Uyuşturucuyla Mücadele Kurumu, diğer %50’sini de Yerel Yönetimler karşılamaktadır. Bunun amacı uyuşturucu sorununa karşı yerel toplumla birlikte hareket edilmesi.
Bağımlılığa Karşı Önlem Alma Merkezi Yönetim Kurulu Gümülcine Belediyesi Temsilcisi (Başkan), Eyalet Başkanlığı Temsilcisi (As Başkan) Mitrοpolitlik (Genel Sekreter), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (Kasadar), Maronya Şapçı Belediyesi, Rodop İli Fiziksel Engelliler Derneği “PERPATO” ve Merkez Çalışanlarının temsilcisinden oluşmaktadır. Uyguladığımız tüm programlar OKANA tarafından desteklenmekte ve değerlendirilmektedir. Önlem Alma Merkezinin hedefi, yerel toplumu beden ve ruh sağlığı gelişimi hakkında bilgilendirerek bilinçlendirmek ve eğiterek bağımlılığı önlemektir.
-Kurum olarak birlikte çalıştığınız başka kurumlar var mı, eğer varsa ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz, sizlere ihtiyaç halinde şahsi yada başka bir kurum adına mı başvurmak gerekiyor?
Önlem alma sadece uzmanları ilgilendiren bir konu değil, gençlerin sosyalleşmesine katkıda bulunan tüm kurumların (aile, okul, toplumun diğer kesimlerin) katılımını gerektiren bir alandır. Yani önlem almak hepimizi ilgilendiren bir iştir. Önlem alma programlarımız toplumun tüm kesimlerine hitap eder. Ana hedef, risk grubunu oluşturan ve korunması gereken, gençler ve çocuklardır. Merkezimiz tarafından uygulanan Önlem Alma programları aşağıdaki gruplara yöneliktir.
Her yaştaki çocukların ebeveynlerine öğrencilere, eğitimin her kademesinde (kreşler, anaokulları, ve ortaöğretim ve liseler) olan eğitimcilere, Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Güçleri mensuplarına, Problem ile her gün karşı karşıya gelen uzmanlara, Toplumun tüm kesimlerine yöneliktir.
Programların amaçları, hedef grubuna ve müdahale süresine göre sıralanır. Gençlerin patolojik bağımlılıklara karşı direnme becerilerini geliştirme, hayata karşı olumlu tutum içerisinde olmalarını destekleme ve teşvik etme. Ebeveyn rolünü ve aile içi iletişimi geliştirmek amaçlı aile danışmanlığı. İlk ve orta öğretim eğitimcilerinin önlem alma konusunda bilgilendirilmesi, pedagojik rollerinin ve öğrenci – öğretmen ilişkisinin güçlendirilmesi. Tüm ilgilenenlerin mevcut tedavi programları hakkında bilgilendirilmesi. Toplumun geniş kesimlerinin bilgilendirilip bilinçlendirilmesi.
Önlem Alma Merkezinin sağladığı hizmetler ücretsizdir. İster kurum olarak ister şahsi olarak merkeze herkes başvurabilir. Merkezimizin İşbirliği yaptığı kuruluşlar ise şöyle: Rodop İli Belediyeleri ve Merkezimin üyesi olan kuruluşlar, Rodop İli kültür dernekleri, Yerel medya kuruluşları, Rodop Vilayetinin sağlık kuruluşları, Toplumsal kurumlar, Ruh sağlığı ile ilgili kurumlar, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği,Birinci ve İkinci Dereceli Okul Müdürlükleri, Rodop İli Encümenler Birliği, Dimokritos Trakya Üniversitesi, Emniyet Müdürlüğü, Yerel Kızıl Haç, Gümülcine Hastanesi, Merkezimizin Faaliyetleri, Eğitimcilere, Velilere ve Öğrencilere yöneliktir.
Öğretmenlere teorik ve pratik uygulamalar. (Workshops) Öğretmenlerin devamlı eğitimi için özel konular üzerine günlük seminerler. Öğretmenler için eğitimsel materyal ve uygulamalı öğrenim teknikleri üzerine seminerler. Öğretmenlerle Sağlık Eğitimi programları planlaması. Sağlık Eğitimi programları çerçevesinde öğretmenlerin desteklenmesi. İstek üzerine okul içi seminerler. İlkokullardaki aile derneklerinin ve Encümen heyetlerinin merkezin faaliyetleri hakkında bilgilendirilmesi. Okul öncesi, ilkokul ve ergenlik çağında çocukları olan anne – babalara uygulamalı seminerler. Okul İçi Bağımlılık hakkında bilgilendirme toplantıları (Ekran Bağımlılığı, sigara, alkol kullanımı konuları hakkında iki saatlik sınıflarda etkin öğrenme teknikleri ile yapılan gruplar)
Okul dışı merkezde yapılan gruplar (Bağımlılıklar, Aile içi iletişim, Arkadaş Seçimi, Özgüven, Ergenlik, Psikoseksüel gelişim konulu etkin öğrenme teknikleri ile yapılan gruplar).
-Bölgemizde madde bağımlısı hakkında kurum olarak elinizde herhangi bir veri var mı, bağımlı yada uyuşturucu kullanımı bölgemizde hangi seviyelerde bununla ilgili neler söylemek istersiniz?
Bağımlılık yapan Maddelerin Kullanımına ve diğer bağımlılık yapan davranışlara İlişkin Yunanistan çapında 2015 yılında lise öğrencilerine yapılan araştırmanın (ESPAD Anketinin) sonuçlarına göre 16 yaşındaki gençlere baktığımızda beşte ikisi (% 39.2) hayatlarında en az bir kez sigara kullanmış. Bunlardan üçte biri ilk sigaralarını 13 yaşlarında veya daha erken içmişler. Yaklaşık beş kişiden biri (% 18.9) son bir ayda sigara içerken, dokuz kişiden biri (% 11.1) günlük sigara kullanıcısıdır.
Yunanistan’ın tüm bölgeleri için aynı oranlar geçerlidir. Son 15 yılda gözlemlenen sigara kullanımındaki düşüş 2015'te de devam etmektedir, bu da araştırmanın bizi sevindiren sonuçlarındandır.
Alkolle ilgili 16 yaşındaki üç gençten ikisi (% 66.2) geçen ay alkol tükettiğini bildirmiştir, bunlardan 13'ü (% 7.6) ayda en az 10 kez alkol almış yani sık tüketicidir, erkekler kızlara oranla daha sık tüketim bildirmektedir. On gençten birinde (% 9,9) aşırı tüketim gözlemlenmiştir.
Esrar kullanım oranlarına baktığımızda gençlerimiz gün geçtikçe esrarı daha az zararlı bulmaktadır ve 9,1% i hayatlarında en az bir kez esrar kullanmıştır.
Günümüzün bağımlılığı olan internetle ilgili verilerde gençlerin üçte ikisi yani (%68,7) haftanın yedi günü internettedir. Dörtte biri hafta içi en az dört saat internette hafta sonu ise altıda biri en az altı saat interneti kullanmaktadır.
-Bu kurumun bir başkanı olarak en başta gençler olmak üzere, ailelere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz
Uyuşturucu sorunu sadece üretimi ve ticareti azaltarak çözümlenemez. Korunma, önlem alma en verimli çözüm yoludur. Uyuşturucu ile mücadelede düşman üreticiler ve ticaret yapanlar değildir, asıl düşman gençleri uyuşturucu batağına iten kişisel, sosyal, ekonomik nedenlerdir. Önlem alma yediden yetmişe hepimizin görevidir.
Buna dayanarak toplumun tüm fertlerinin daha duyarlı, daha kuşkulu olması gerek. Çevremizle, yakın aile veya arkadaş grubumuzla daha yoğun ilgilenmeliyiz. Sorunlara gözlerimizi, kulaklarımızı açmalıyız, dayanışma göstermeliyiz. En önemlisi uzmanlara danışmaktan çekinmemeliyiz. Destek almak ayıp değil, destek almak utanılacak, çekinilecek bir şey değil. Herkesin hayatı boyunca psikologa, sosyal hizmetler uzmanına danışması gereken sorunları muhakkak olacaktır. Bunları uzmanlar eşliğinde aşmak daha kolay.
Tabii ki soruna varmadan önlem almak her şeyden önemli. Sağlıklı temeller üzerine sağlıklı bir nesil yetiştirmek için hep beraber çalışmalıyız. Önlem almak sağlık adına bir adım, tedavi adına yüz adımdan daha yararlıdır.
