Vakıf İdareleri Seçimi

    reklam desktop 1

    Vakıf İdareleri Seçimi

     

    YORUM

    19.06.2022

    Yunanistan’da Müslüman- Türklere ait vakıflara dair 1920 yılında çıkarılan 2345 sayılı yasa bazı düzenlemeler getirmiştir. Yasaya göre eğitim amaçlı vakıflar cemaat İdaresi, dini amaçlı olanların ise mütevelli heyetleri tarafından yönetilmesi kararlaştırılmıştır. Ancak daha Lozan Antlaşması’nın mürekkebi kurumadan Türklere baskılar başlamış ve kendi müftüleri ile cemaat idarelerinin seçimleri konularında Lozan Antlaşması ile sağlanan haklar uygulanmamış ve verilen sözler tutulmamıştır.

    1930 yılında Edirne’de yayınlanan Milligazete’de Kadri Oğuz imzalı yazıda Türklere yapılan baskılar dile getirilmiş, müftülükler, cemaat seçimlerinin yaptırılmadığı vurgulanmıştır. Halkın miting düzenlediği belirtilen yazıda şunlar dile getirilmiştir:

       “…Teessür ve teessüfle haber alıyoruz ki bu gibilere orada Yunanistan hükûmeti tarafından halâ hakkı hayat veriliyor. Fakat artık sabrı tükenen Garbî Trakyalı türk mitingler yaparak hükûmete dertlerini anlatmağa çalışmaktadır. Nitekim bu ay içinde İskeçe’de o havali Türklerinin iştirakile büyük bir miting aktedilerek ekalliyetler hukukuna ait maddeler üzerinde uzunboylu görüşülmüş ve aşağıya aynen dercettiğimiz kararlar ittihaz edilmiştir:

    • İskeçe Türk ehalisi Vali umumîlik nezdinde yaptıkları teşebbüslere rağmen ve hatta Başvekil Venizelos’a, ekalliyetler müfettişliğine çektikleri telgraflara ve yolladıkları mazbatalar hilâfına olarak Gümülcineli hafız Hüseyin adında hiç kimsenin tanımadığı bir adamın münhal İskeçe müftülüğüne tayinini şiddetle protesto eyler, intihabatın icrasına kadar halkın işlerinin yüzüstü kalmaması için elyevm müftü vekili bulunan tabakane imamı Kâşif Ef. Nin müftülük umurunu tedvire memur edilmesini talep eder.
    • Müftü ve cemaat intihapları hakkında Başvekil ve diğer büyük memurlardan müteaddit vaitler aldık; fakat bunlar tatbik edilmdi. Kanunu esasîden maada Lozan muahedesi ahkâmile dahi tanınmış olan müftü ve cemaat intihapları yapmaklığımız hakkında elân teslim edilmemesini hukukumuza bir tecavüz sayarız.
    • Türk cemaatine hiç bir Türk’ün reyi sorulmadan musallat edilmiş olan Ali Vasfi heyetinin azlile salâhiyettar bir memurun riyasetinde halktan müteşekkil bir heyet tarafından cemaat hesaplarının bakılmasını isteriz.
    • Cemaat ve müftülük kanunları Lozan muahedesinin ekalliyetlerin himayesine ait faslın 38,40 ve 42 inci maddelerinin işaret ettiği şekilde tanzim edilecektir. Binaenaleyh ekalliyetler müfettişliği ismindeki dairenin tanzim ederek tasdik edilmek üzere Meclise verdiği kanun projesini muteber görmiyoruz.
    • Garbî Trakyalı Türk azlığının harsî, içtimaî vaziyetini tesbit ederek ona terakki ve tekâmül hususunda emniyetli bir yol açması için hükûmetin türklere umumî bir kongre yapmalarına müsaade etmesini rica ediyoruz.”

    1945 yılında ise vakıfların yönetimi cemaat idare heyetlerine bırakılmıştır. 1967 Cunta idaresi tarafından “Yunanistan'daki Müslüman azınlığın, masrafları kendisine ait olmak üzere, her türlü hayır kurumlarıyla dinsel ve toplumsal kurumları, okulları kurmak, yönetmek ve denetlemek" hakkını tanıyan madde de, ihlal edilmiştir.

    92 yıl önce cemaat idareleri ve müftülüklerde miting düzenleyerek seçim isteyen Türklerin bu istekleri günümüzde de hala devam etmektedir. Cemaat idareleri ve müftülüklerle ilgili yasalar amacından saptırılarak, karmaşa yaratılarak, atanmış kişilerle bu güzide kurumlarımız idare edilmeye çalışılmaktadır. Çıkarılan kanunlarla bu kurumlarımız zaman zaman valilerin ve son yıllarda da atanmış müftülerin yönetimine bırakılmıştır. Dolayısıyla devlet her zaman elini buraların üzerinde tutmuştur.

    Batı Trakya’daki Müslüman Türklerin karşılığı olan İstanbul’daki Rumlara yönelik ise 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 6. maddesine dayanılarak yeni bir yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

    18 Haziran 2022 yılında yayınlanan yönetmelikle cemaatlere ait vakıflarda seçimlerin ne şekilde yapılacağı belirtilmektedir. Seçimlerin her 5 yılda bir düzenleneceği, en fazla 3 cemaat yönetim kuruluna üye olunabileceği, sadece cemaat mensuplarının seçmen olabileceği, seçim çevresiyle ilgili değişiklik talep edilebileceği ve en az 6 ay seçim bölgesinde ikamet etme zorunluluğu getirilmektedir.

    Yönetmelik hiçbir kısıtlama getirmemekte ve seçimler demokratik şartlara göre yapılmaktadır.

    Batı Trakya Türkleri için ise yönetmeliğin en önemli maddesi ikinci bölümdeki, “Yönetmeliğin uygulanmasında; Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşma hükümleri saklıdır.” kararlarını içeren 5. Maddedir. Bu maddeye göre Türkiye Lozan Antlaşması’ndaki mütekabiliyet esaslarını göz önünde bulundurarak, Batı Trakya’daki Türklerin vakıflarında seçim yapılmadığı sürece, Türkiye de İstanbul’daki Rum vakıflarında seçim yapılmasına izin vermeyebilir.

    Bu yönetmeliğin Türkiye’de nasıl uygulanacağını hep birlikte göreceğiz. Her şeye rağmen Lozan Antlaşması uygulanmalı; Batı Trakya’daki Türk vakıfları ile İstanbul’daki Rum vakıfları kendi mensupları tarafından şeffaf bir şekilde yönetilmelidir.

    Kaynaklar:

    Milligazete, Edirne, 28 Temmuz 1930/194.

    http://www.bttdd.org.tr/haberler/genel-merkezden-haberler/mutekabiliyeti-yok-sayacak-uygulamalarin-tarafimizdan-kabulu-asla-mumkun-olmayacaktir.html

    https://www.burasibatitrakya.com/haberler/30555-cemaat-vakiflari-se%C3%A7i%CC%87m-y%C3%B6netmeli%CC%87%C4%9Fi%CC%87-resmi%CC%87-gazete-de-yayimlandi.html

    ©2017 Burasi Batı Trakya. Tüm Hakları Saklıdır.

    Please publish modules in offcanvas position.