21.06.2024
Kel Soprano ya da Kel Şarkıcı, Eugène Ionesco'nun (Öjeni İonesko) “karşıoyun” olarak nitelediği, 11 sahnelik tiyatro eseridir. Modern Drama-Absürt Tiyatro'nun önemli bir örneği olan oyun, aslında iki çift arasında, zaman içerisinde, gevezelik olarak da adlandırılabilecek bir dizi anlamsız, bayağı konuşmadan oluşur.
Oyunun karakterlerinin uzun bir evlilik hayatı olmuş ve bir süre sonra birbirlerine söyleyecek “boş” sözlerden başka birşeyleri kalmamıştır.
Ionesco Kel Şarkıcı eserinde toplumsal bağlamdan ayrı, iletişimsizlik temelinde imgeleri kullanır ve hayata karşı anlatım tarzıyla eleştirel bir bakış açısı getirir.
Oyunun karakterleri arasındaki aşırı iletişimsizlik absürd tiyatronun bir gerekliliği olarak sorgulamayı teşvik ederken günümüz toplumuna da ayna tutmaktadır.
Ionesco Kel Şarkıcı’yı 1952 yılnda yayımlamıştır. Bundan tam 72 yıl önce. Fakat eser bugün okunduğunda hala güncelliğini koruyan ve de bugünü yansıtan bir nitelik taşır. Kel Şarkıcı’yı ilk defa, geçtiğimiz arife günü Allah’ın rahmetine kavuşan, çok değerli İngiliz Dili Edebiyatı Profesörümüz Sevda Çalışkan’ın ‘Modern Drama’ dersinde okumuş ve incelemiştik. Bugün hala çok detaylı bir şekilde hatırlıyor olmak apayrı bir konu, fakat hala çok güncel oluşu üzerinde durulması gereken bir nokta.
Kısa bir süre önce Avrupa Parlamentosu seçimleri gerçekleşti. Batı Trakya Türk Azınlığının tek siyasi Partisi olan Dostluk Eşitlik ve Barış Partisi yine tarihi bir başarıya imza atarak Rodop ve İskeçe İllerinde birinci parti oldu. Üç seçim döneminde, 2014, 2019 ve de 2024 yıllarında aynı başarıyı tekrar etmek tabiki tesadüf değildi. Burada söylenen sözlere kulak tıkayan çok sevgili Atinalı siyasiler, Parti Başkanımız Çiğdem Asafoğlu’nun Dostluk, Eşitlik, Barış çağrılarına iletişim kanallarını kapayanlar, üç dönemlik tarihi başarıyı basın, sosyal medya aracılığıyla, kelimenin tam anlamıyla “bayağı” yaklaşımla değerlendirmeye çalışanlar, sizlere naçizane tavsiyemiz “aynanın karşısına geçmeniz” olabilir ancak...
Tabii aynada göreceklerinizi sindirebilecekseniz... Çünkü Çiğdem Asafoğlu ve ekibi bu seçimlerde yüreklerini ortaya koydu ve hiç bir tereddüte, hiç bir yanlış anlaşılmaya fırsat vermeyerek BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞININ hakları için bu seçimde olduklarını haykırdı. “Batı Trakya yok Trakya var” diyorlar. "Azınlık Türk değildir” diyorlar. Bakınız Lozan Barış Antlaşmasını imzalayan Eleftherios Venizelos hem Batı Trakya hem de Türk Azınlık demiş, üstelik bundan yıllar önce... E bu azınlık bugün hala var olduğuna göre daha fazla kafa karıştırmanın bir anlamı olmamalı...
Pervin Hayrullah

