Gümülcine, 11 Ocak 2026
Kendi özgün yapısı içinde çalışması ve çalıştırılması için var edilmiş beyin, kişiyi doğru istikamet ve isabetli kararlara ve takdir gören düşüncelere ulaştırır. İnsanın doğru istikamette devam edebilmesi için beynin fonksiyonlarının başkalarının tesiri altında değil, istişare yoluyla, bilenlerin tecrübelerinden istifade eden ve kendi isabetli kararına ulaşmasını sağlayacak araçları da doğru ve verimli şekilde kullanmasından geçtiğini bilmek için çok çok fazla bilgiye sahip olmaya gerek yoktur. Her normal beyin, bir arızaya veya başkalarının kulağına üflemeleriyle kendi berrak ve şeffaf yeteneğini yitirip de o üflenenlerin mutlak tesiri altında kalarak kendi mikyas-ölçüt terazisini yitirmemişse varacağı doğru duraklar olacaktır. Bilgi ve tecrübe bakımından bunlarda bir eksiklik olsa da elde edeceği yeni bilgilerle bunları geliştirme özelliğini asla yitirmeyecektir.
Ne var ki kendi özgün ve özgür yeteneğini yitirmiş olan beyin sürekli başkalarının dikte ettiklerinin etkisinde ve güdümünde devam ettiğinden dolayı kendine özgür bir mikyas-ölçüt elde etme yeteneğini de ebediyyen yitirmiş olarak kendine istikamet belirler, yolunu doğru olarak saptadığını zanneder de ulaştığı sonucun vahametini göremez olur. Evindeki köpeğinin bakım masrafını ballandıra ballandıra çevresine anlatmaktan yorulmaz, kendi yaşlı ebeveynlerinin ihtiyaçlarını ise utanarak sanki bir hırsızlıkla elde etmiş kazanım gibi dil ucuyla “onlara da o kadar veriyorum. Yeter” diye dil ucuyla söyleyip bu sayede kendine şeref payesi oluşturmaya çalışıyor. İnsan varlığının değerli ve şerefli ahlâkî değerlerinin ne olduğunun dahi farkında olamaz. Müslümanlar için olan rahmet duası ve temennilerden bi haberdir de gider en yakının mezar taşına “toprağı bol olsun” cümlesini en iyi temenni olarak yazdırır. Oysa bu dua ve temenni ifadeleri Müslümanlar dışında kalan ve vahye küfür eden toplumlar için kullanılan apaçık bir ifadedir de bunu dahi ayırt edecek berrak beyne, şeffaf düşünceye, açık manaya, güzel ifadeye dahi nasıl kavuşacağını düşünemeyecek acizlikte olan beyindir. Gelen haberlerin kaynağını bilmek şöyle dursun, sunucunun-habercinin neyi nasıl sunarsa sunsun onun beyninde yanlış diye bir şeyin olmayacağı boyutuna varan karmaşıklık oluşur ve o bu karmaşıklığın engin ve zengin genel kültür bilgisi olduğunu düşünecek derecede pusulasını yitirmiş olarak kendine medeniyet ve kültür seviyesi devşirmeyi maharet olarak görür.
Bulanık beyinler:
- Bulanık beyin: İslâm dışı kutlaması olan yılbaşının simgesi “Noel Baba’yı” kendi evinin “UĞUR MELEKESİ” olarak evinin baş köşesine koyar, aydınlatır, onunla ilgili ritüelleri en ince ayrıntısına kadar hayata geçirir ama “temiz kalpli Müslümanlık” savunusunu da kimseye bırakmayan beyindir.
- Bulanık beyin: Umreye gider, Alla c.c.’n emri gereği Beytullah olan Kâ’be’yi umre amaçlı ziyarette Allah c.c.’n emri olan İhram giyerek tavaf ve sâ’y etmekten kaçınmak için bahaneler üreten beyindir.
- Bulanık beyin: Vefat etmiş Mü’min Müslümanlar için özel olan “Allah rahmet etsin, mekânı Cennet olsun” duası yerine, İslâm dışı toplumların ölüleri adına yapılan ve Allah’ın rahmetini talep etmeyen “toprağı bol olsun” dua temennisini kendi ebeveynin veya evlatlarının mezar taşına rahmet duası olarak yazacak kadar kendi dininden uzaklaşan ve doğrunun ne olduğu konusunu sorup öğrenecek kadar bir düşünceyi dahi akıl erdiremeyen beyindir.
- Bulanık beyin: Bir mertebeye eriştiğini sanarak aynı zamanda her bilgiye de vakıf olduğunun hayaline kapılarak kendine payeler sağlamaya çalışan beyindir.
- Bulanık beyin: Düşük IQ zeka seviyesini başkalarının emeklerini kopyala çalıntı yöntemleriyle kandilerine mal edenler, bu hoyratlığın üzerinden kendine kariyer pazarlayan ve bunun esas emek sahiplerini devre dışı bırakarak kendi emeği ve alın teri imiş gibi piyasada itibar kazanma gayretiyle başkalarının emeğine çoraklanan beyindir.
- Bulanık beyin: Sorumlu olduklarının gelişimine emek vermeyerek “saldım çayıra, Mevlâm kayıra” anlamsız düşünce üzerine kuralsızlık disiplinsizliğini yaşattıklarından edep, saygı, yardım, hizmet vs. bekleyen beyindir.
- Bulanık beyin: Batı kültürünün mirasçısı birey, atalarının derin tarihinden bahsederken bin yıllara dayanan tarihi vesikaları göz önüne serer. Kendi dedesine yabancı müslüman birey ise atasının yakın tarih mektubunu okumaktan aciz olma kusurunu itiraf eder lakin neden böyle bir farkın oluştuğunu algılayamaz, anlamak istemez ve bunun düzeltilmesi gerektiğini düşünemeyen beyindir
- Bulanık beyin: Müslümanın ibadeti olan Umre Ziyareti dönüşü evindeki kutlamayı pasta üzerine Kâ’be şemasına mum koymak kaydıyla üzerinde yanan ateşi söndürerek kutlayan beyindir.
- Bulanık beyin: Günümüz irtibat araçlarından cep telefonu ile ulaşmak istediğiniz şahsın telefonu, sürekli olarak “ulaşılamıyor” tarzında uyarı cevabı vererek ihtiyaç duyduğunuz durumu elde edilemeyecek şekilde ayarlayarak kendisini üst düzey şahıslar katmanında gören beyindir
- Bulanık beyin: Süs köpeğinin ortalama aylık elli (50€) evro’yu aşan masrafını görmeyen sosyete takımı, evdeki yaşlı anasına ise ihtiyaçlarının karşılığı olarak yirmi (20€) evro’yu çok bulan, kendisinin ayrıcalığı diye etrafında dillendiren ve bunu akl-ı selim ile izah edemeyen beyindir
- Bulanık beyin: Başında başörtüsü ile güya dinin emrini yerine getirdiğini zannederek kısa pantolon kıyafeti ile kendini hem tesettürlü hem de modern medeni müslüman diye savunan beyindir
- Bulanık beyin: Elli yıldır uluslararası şoförlük deneyimini anlatan birine, köyden kasabaya, kasabadan köye kadar kısa mesafe şoförlüğünü göz önünde bulundurarak “ben de çok iyi şoförüm” diyebilen beyindir
- Bulanık beyin: Başarıya giden yolda çocuğunun çalışmasını talep eden öğretmen bu isteğiyle başarısız, bilgisiz vs kabul edilerek onun zeki çocuğu pek akıllı, kurnaz, görgülü, bilgili, -nereden öğrendiyse tabi- on parmağında on maharet yeteneğiyle donatılmış, babasının telefonunda bir aksaklığı daha eline alır almaz kaş ile göz arasında hallederek ne kadar bilgili olduğunu savunan ancak adını doğru yazıp yazamadığını sorgulayamayacak kadar azıcık bilgiden dahi mahrum olan beyindir
- Bulanık beyin: Kendisinden ayrı hane-aile olmuş, kırk yaşını devirmiş oğlu-kızı bir faaliyete davet edilmeyince, “bizi çağırmadılar” diyerek bahane üreten ve icabet etmeyen beyindir
- Bulanık beyin: Hakkında bilgi elde edinilecek ne bir ders görmüş ne bir kitap okumuş ne de bilgi sahibi birinden derinlemesine olaya vakıf olmamıştır ama bilgisizliğin cehalet inadını “Bilge Kral” olarak sergileyen beyindir
- Bulanık beyin: Toplantıların başlama saatine asla riayet etmez, katıldığı ortamda da ne yaptığını bilmez eda ile sadece kendi zevkini öne çıkartarak diğer katılımcılara saygıyı dahi düşünemeyerek bunun kendi bireysel ve özel hakkı olduğu tavırlarını sergileyerek bunda bir kusur ve saygısızlık bulunmadığını savunan beyindir.
- Bulanık beyin: Kendisinin zerre emeği olmadığı halde başkalarının beyin gücü emeklerini kendi malı-ürünü- bilgi yeteneği ve kalitesi gibi sahiplenip üstüne çoraklanan beyindir.
- Bulanık beyin: Küçük çocuğunun her türlü haramlarını mubah sayarak, özellikle kıyafet ve davranışlarında edepsizlik ve ahlaksızlık üzerine yetiştirdikleri nesilden hürmet bekleyen beyindir
- Bulanık beyin: Toplantıda sunum yapanlara saygıyı esirgeyen ve anlatılanlara kulak vermeyerek saygısızlığını ayyuka çıkarırcasına günümüz müptelası telefonu ile meşgul olup fıtratını yansıtan beyindir
- Bulanık beyin: Kendi çevresinden yönetimin hizmetine amade olanların davranışlarını siyasi başarı, idare sanatı gibi izahlarla lanse eder ancak yakın çevresinden olmayıp da aynı görevi icra edenleri ise ağır şekilde eleştiren beyindir
- Bulanık beyin: Bitirdiği üniversitenin bilgi gereğini bulunduğu ortamda başkaları ile paylaşmada sesini-sedasını kimseler duymayacak kadar toplumdan tecrit edilmiş hayatı yaşar ama dünyanın gidişatında rol alan ve bir nevi etki eden zevat onun kadar dünya siyaset idaresini bilmediğini düşünen beyindir
- Bulanık beyin: Fikir beyan etmesi gereken bir konuda sessizliğe bürünüp, durum bir vaziyete meylettiğinde şayet istediği istikamet ise “bizim desteğimizle bunu sağladık”, değilse “bizim dahlimiz olmadan kendi tercihleriyle bunu elde ettiler” diyen beyindir
- Bulanık beyin: Hâkim iradenin gücü ile hakimiyet kurmaya çalışarak güya milletin yararına gibi lanse etmeye çalıştığı uygulamaların temelde kendi öz varlığını yok ettiğini ve yönetimin hesabına menfaat sağladığını göremeyen beyindir
- Bulanık beyin: Müslümanlığın laf-ı güzafında mangalda kül bırakmaz, Hristiyan mabedi olan kiliseye giderek onların tanrıya kurban sunumu ibadeti olan mum yakmayı icra eder ve bundan enerji aldığını söyler. Ateş’in su’dan nasıl enerji aldığını izah edemez ama kendisinde yüksek hallerin zuhûr ettiğini savunarak tezatları göremeyen beyindir
- Bulanık beyin: Hâkim iradenin gücüyle milletin zıddına düşünce ve uygulamaları millete dayatmaya çalışmakla milleti milli-kutsal değerlerinden nefrete sürükleyerek uzaklaşmaya götürdüğünü göremeyen beyindir.
- ≠Devam edecek≠
Selahattin KESİT
