Gümülcine, 16 Temmuz 2026.
Batı Trakya Türk Azınlığı'nın çocukları, velileri ve öğretmenleri her yeni eğitim ve öğretim yılına senelerdir üzgün ve buruk başlıyor. Tüm azınlık insanı acaba bu yıl kaç okulumuz daha kapatılacak, kaç okulun daha kapısına zincir vurulacak kaygısını taşıyor.
Ülkemiz Yunanistan azınlığın eğitim özerkliğine bakmaksızın gelenekselleştirdiği azınlık okullarını kapatma kararlılığını istikrarlı bir şekilde devam ettiriyor. 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına iki ay kala azınlığın sekiz okulunun daha kapatıldığını duymak, azınlığımızın her ferdini derinden üzmüştür.
Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenci sayısı azlığı gerekçe gösterilerek, şu azınlık okullarımızın kapatılmasına karar verildi: Meriç ilinde Dimetoka Azınlık İlkokulu, Rodop ilinde Çepelli Azınlık İlkokulu, Delinasufköy Azınlık İlkokulu, Omurluköy Azınlık İlkokulu, Hebilköy Azınlık İlkokulu, Üntüren Azınlık İlkokulu ve İskeçe ilinde Beyköy Azınlık İlkokulu ile Boyacılar Azınlık ilkokulu.
Batı Trakya’daki Türk azınlık eğitiminin statüsü başta Lozan Barış Antlaşması olmak üzere Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan ikili anlaşmalar ve uluslararası hukuk kurallarıyla güvence altına alınmıştır. Azınlık okullarının statüsüne bakmadan, ekonomik tasarruflar ve çocuk azlığı bahane gösterilerek okulların kapatılması Lozan Antlaşması’na aykırıdır. Yıllardır azınlığın tüm kurum ve kuruluşları bu hususta okul kapatmalarına karşı tepkilerini ve endişelerini yüksek sesle haykırdılar ve haykırmaya devam ediyorlar. Ancak ülkemizin yetkilileri azınlığı hiçbir zaman, hiçbir konuda muhatap almadılar ve istişare etmediler.
Kısacası azınlıkla ilgili kararlar bugüne kadar azınlığa sorulmadan ve azınlığa rağmen alındı. Tek taraflı alınan bu kararlar neticesinde, 21 yıl önce 210 olan azınlık okul sayısı son alınan kararla 76’ya düşürüldü. Kapatma kararlarını yumuşatmak için güya geçici kapattığını ve iki yıl içinde bir değişiklik olmaması durumunda okulların gerçek manada kapanacağını, çocuk sayısının artması durumunda okulun tekrar açılacağını iddia eden yetkililerin samimi olmadığı zaman içinde görülmüştür. Bu sebeple iyi niyetten yoksun bu kapatma girişimi, Lozan’ın ruhuna aykırı olarak azınlığı dönüştürme ve eğitim özerkliğini bitirme projesidir.
Bugüne kadar yapılan ne okul kapatmaları ne de birleştirmeleri eğitime hiçbir olumlu katkı sunmamıştır. Sadece ve sadece okul sayılarını azaltmayı ve çocuklarımızın da devlet okullarına gitmelerini hedefleyen bu uygulamadır. Bu yanlıştan ivedilikle dönülmelidir.
Ayrıca İskeçe Merkez Azınlık İlkokulu’nda 2026-2027 eğitim öğretim yılı birinci sınıf kayıtlarına ilişkin yaşanan gelişmeler de düşündürücüdür. Konu ile ilgili kaygılı ve tepkiliyiz. Resmi açıklamayı bekliyoruz.
Azınlık okulları bu ülkenin kültürel bir zenginliğidir. Bu okullar bugüne kadar ülkesine bağlı, yasalara saygılı bireyler yetiştirmiştir. Bu sebeple devletin bu okulların eğitim kalitesini yükseltmek, çağdaş eğitimin gereklerini bu okullarda yerine getirmek için azınlık kurumları ile diyalog kurması elzemdir.
Tüm azınlık mensuplarını ve bu feryadı duyan herkesi bir kez daha bir bir yitirilen azınlık okulları ve eğitim özerkliği ile ilgili hususta düşünmeye davet ediyorum. Geleceğimiz olan azınlık okullarını tamamıyla yitirdiğimiz zaman ne azınlık eğitiminin sorunları, ne azınlık eğitimi ne de ortada bir azınlık kalacaktır. Azınlığımızın geleceği için umudu koruyarak, okullarımız adına mücadele her azınlık bireyinin görevi olmalı diye düşünüyorum.
Saygılarımla
Aydın Ahmet
BTTÖB Başkanı
