Gümülcine, 6 Ağustos 2026.
Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) temsilcileri, Bulgaristan’ın en önemli insan hakları savunucularından ve muhalif isimlerinden Nuri Adalı’nın vefatının 22. yılı dolayısıyla düzenlenen anma törenine katıldı.
Momçilgrad’da (Mestanlı) gerçekleştirilen resmi anma töreninde, totaliter rejim döneminde Türk ve Müslüman toplumunun insan hakları, ana dil ve din özgürlüğü için verdiği mücadeleyle tanınan Nuri Adalı’nın hatırası saygıyla anıldı. “Bulgaristan’ın Nelson Mandela’sı” olarak da anılan Adalı, zorla asimilasyon politikalarına karşı gösterdiği direniş nedeniyle yaşamının 23 yılını siyasi tutuklu olarak geçirmişti.
Tören kapsamında, Nuri Adalı’nın adını taşıyan parktaki anıtına çelenkler bırakılarak saygı duruşunda bulunuldu.
Anma programına Kırcaali Belediye Başkanı ve HÖH Genel Başkan Yardımcısı Erol Mümün, Bulgaristan Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve HÖH Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Ayten Sabri, Cebel Belediye Başkanı ve HÖH Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Necmi Ali, HÖH Kırcaali İl Başkanı Rüşen Feyzula, Milletvekili Seyfi Mehmedali, Kirkovo Belediye Başkanı Şinasi Süleyman, Ardino Belediye Başkanı İzzet Şaban, Krumovgrad Belediye Başkanı Sebihan Mehmed, HÖH Gençlik Kolları Kırcaali İl Başkanı Engin İdriz ile çok sayıda siyasetçi, sivil toplum temsilcisi ve vatandaş katıldı.
Programın devamında, Kirkovo Belediyesi’ne bağlı Ostrovitsa köyünde bulunan Nuri Adalı’nın mezarı ziyaret edilerek çelenk ve çiçekler bırakıldı, dualar okundu.
Anma töreninin ardından değerlendirmede bulunan Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün, Nuri Adalı’nın insan hakları, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin bugün de yol gösterici olmaya devam ettiğini belirterek, “Nuri Adalı, insan hakları ve insan onuru için verilen barışçıl mücadelenin simgesidir. Onun bıraktığı mirası yaşatmak, demokrasiye, eşitliğe, adalete ve tüm Bulgaristan vatandaşlarının hak ve özgürlüklerinin korunmasına sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
Nuri Turgut Adalı: Özgürlük ve Kimlik Mücadelesinin Sembolü
Nuri Turgut Adalı, 22 Kasım 1922 tarihinde Bulgaristan’ın Kırcaali iline bağlı Ada (Ostrovets) köyünde dünyaya geldi. İlk öğrenimini Kaşıkçılar köyünde, orta öğrenimini Hatiboğulları nahiyesinde tamamladı. Daha sonra Şumnu’daki Medresetü’n-Nüvvab’da eğitim gördü. Kemalist düşünceleri ve milli görüşleri nedeniyle mezuniyetine kısa süre kala okuldan uzaklaştırıldı. Bu olay, onun hayatındaki ilk büyük baskılardan biri oldu.
Eğitimini tamamladıktan sonra Gümülcine, Kırcaali ve çevre köylerde öğretmenlik yaptı. Genç yaşlardan itibaren Bulgaristan Türklerinin eğitimine, kültürüne ve milli kimliğine büyük önem verdi. Ancak dönemin komünist yönetimi, Türk toplumunun milli bilincini güçlendiren aydınları tehdit olarak görüyordu.
1945-1946 yıllarında düşünceleri ve yazıları nedeniyle ilk kez tutuklandı ve Rositsa toplama kampına gönderildi. Ardından Belene başta olmak üzere Bulgaristan’ın en ağır cezaevi ve toplama kamplarında uzun yıllar kaldı. Daha sonraki yıllarda da defalarca tutuklandı, sürgüne gönderildi ve sürekli polis gözetiminde yaşamak zorunda bırakıldı. Toplamda yaklaşık 23 ila 26 yılını cezaevleri, toplama kampları ve sürgünlerde geçirdi. Buna rağmen inançlarından ve mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmedi.
1980’li yıllarda Bulgaristan’da Türklere yönelik zorla isim değiştirme ve asimilasyon politikalarının en sert döneminde de direnişini sürdürdü. Yazdığı şiirler ve düşünceleri nedeniyle yeniden tutuklandı. Belene Kampı’na gönderildi, ardından Vidin bölgesine sürgün edildi. Serbest bırakıldıktan sonra dahi her gün polis karakoluna imza vermeye zorlandı. Bu uygulamalar onun özgürlük mücadelesini durduramadı.
Nuri Turgut Adalı için şiir yalnızca bir edebiyat türü değil, aynı zamanda direnişin ve umudun sesi oldu. Hapishanelerde yazdığı eserlerde vatan sevgisini, özgürlük özlemini, Türk kimliğini ve yaşadığı acıları dile getirdi. En önemli eseri olan “Hapishaneden Sesler” adlı şiir kitabı 1995 yılında yayımlandı ve Bulgaristan Türklerinin yaşadığı zulmün edebi tanıklıklarından biri olarak kabul edildi.
1989 yılındaki zorunlu göç sırasında Türkiye’ye geldi ve Bursa’ya yerleşti. Ancak doğup büyüdüğü topraklara duyduğu özlem ağır bastı ve bir süre sonra yeniden Bulgaristan’a döndü. Siyasi çıkar gruplarından uzak durarak yaşamını doğduğu köyde sürdürmeyi tercih etti.
Nuri Turgut Adalı, 5 Ağustos 2004 tarihinde doğduğu Ada köyünde hayatını kaybetti. Ardında yalnızca şiirlerini değil, aynı zamanda Bulgaristan Türklerinin hak, özgürlük ve kimlik mücadelesinin unutulmaz bir mirasını bıraktı.
Bugün Bulgaristan’da ve Türkiye’de düzenlenen anma törenlerinde saygıyla anılan Nuri Turgut Adalı’nın adı parklara verilmiş, büstleri dikilmiş ve hayatı üzerine çok sayıda araştırma yapılmıştır. Mücadelesi, özellikle genç kuşaklara insan hakları, demokrasi ve milli kimliğin korunması konusunda ilham vermeye devam etmektedir.
Nuri Turgut Adalı, hayatını özgürlüğe adamış bir mücadele insanı, kalemini hakikat için kullanan bir şair ve Bulgaristan Türklerinin hafızasında silinmeyecek izler bırakan büyük bir dava adamı olarak tarihteki yerini almıştır. kircaalihaber.com

