Gümülcine, 24 Ağustos 2026.
SORU ÖNERGESİ Tarım Kalkınma ve Gıda Bakanı’na , “İskeçe’de Basma çeşidi tütün üretimi yok olma riskiyle karşı karşıya: Hükümetin kurtarma planı nedir?”
İskeçe Bağımsız Milletvekili Hüseyin Zeybek, Basma tütüncülüğündeki dramatik gerilemeyi Meclis gündemine taşıdı. Tarım Bakanlığı verilerine göre tütün ekim alanları 2016-2025 döneminde yüzde 73,3 azalırken, üretici sayısı da ciddi biçimde geriledi. Zeybek, mevcut desteklerin bu düşüşü durduramadığına dikkat çekerek, İskeçe Basma tütününün korunması için üretici geliri, maliyetler, iş gücü, iklim değişikliği, kalite, sertifikasyon ve katma değeri kapsayan ölçülebilir hedeflere sahip beş yıllık özel bir plan hazırlanmasını istedi. Ayrıca dağlık bölgelerde üretim, istihdam ve nüfusun korunmasına yönelik bütüncül bir kırsal kalkınma stratejisi çağrısında bulundu.
Tarım Kalkınma ve Gıda Bakanı’na
Konu “İskeçe’de Basma çeşidi tütün üretimi yok olma riskiyle karşı karşıya: Hükümetin kurtarma planı nedir?”
Tütün üretimi ve özellikle Basma çeşidi, İskeçe İli’nde uzun yıllardır temel üretim faaliyetlerinden birini oluşturmakta, bölgenin tarımsal açısından son derece önemli ekonomik ve toplumsal bir işlevi bulunmaktadır. Bu üretim faaliyeti, yerel üretim geleneğiyle, istihdamla, nüfusun bölgede tutulmasıyla ve bölgede örgütlü bir tedarik ve işleme zincirinin varlığıyla doğrudan bağlantılıdır. Ancak artık hükümetin kendisi de sektörün dramatik biçimde küçüldüğünü resmen kabul etmektedir.
Tarım Kalkınma ve Gıda Bakanlığı’nın, soru önergesine 189619/16-7-2026 tarihli verdiği cevabında, 2016-2025 dönemine ilişkin OSDΕ verilerinin değerlendirilmesi sonucunda, toplam tütün ekim alanının 2016 yılında 17.834,43 hektardan, 2025 yılında yalnızca 4.767,86 hektara gerilediği, yani yüzde 73,3 oranında azaldığı belirtilmektedir. Aynı zamanda üretici sayısının 2020 yılında 11.738 iken, 2025 yılında 4.177’ye düştüğü ifade edilmektedir. Bakanlığın kendisi bu gelişmeyi, tütüncülükte “yapısal ve uzun süreli gerileme” ve “kademeli terk ediliş” olarak nitelendirmektedir.
Bakanlık, söz konusu gerilemenin temel nedenleri arasında artan üretim maliyetlerini, destekleme politikalarında yaşanan değişiklikleri ve tütün üretiminin ekonomik sürdürülebilirliğinin giderek zayıflamasını göstermektedir. Dahası, Bakanlığın kendi değerlendirmeleri, sektörde yıllardır devam eden düşüş eğiliminin bugüne kadar ne durdurulabildiğini ne de tersine çevrilebildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, mevcut politikaların tütüncülüğün karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını da göstermektedir.
Buna rağmen Tarım Kalkınma ve Gıda Bakanlığı, söz konusu sektörün korunmasını “zorunlu” gördüğünü ifade etmekte, özellikle dezavantajlı kırsal bölgeler, yerel üretim ve ürünün tedarik zinciri bakımından tütüncülüğün önemini kabul etmektedir. Ne var ki, tütüncülüğün korunmasına yönelik özel ve hedefli bir plan sunmak yerine, esas olarak 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamındaki temel gelir desteği, dezavantajlı bölgeler için destekler, iyileştirme planları, su tasarrufu, üretici gruplarının oluşturulması ve danışmanlık hizmetleri gibi yatay araçlara atıfta bulunmaktadır.
Bakanlık, sözleşmeli üretimi ürünün satışını güvence altına alan ve üreticilerin pazarlık gücünü artıran önemli bir araç olarak göstermektedir. Ancak uygulamada sözleşmeli üretim, tütüncülükte yıllardır devam eden ciddi
küçülmeyi durdurmaya yeterli olmamıştır. Bu nedenle, mevcut destek ve politika araçlarının sektörün karşı karşıya bulunduğu yapısal sorunlara gerçekten çözüm üretip üretmediğinin yeniden ve kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bakanlığın verdiği cevap, önemli bir siyasi çelişkiyi de ortaya koymaktadır. Hükümet, bir yandan tütüncülükte uzun yıllardır devam eden ve bugüne kadar tersine çevrilemeyen gerilemeyi resmen kabul etmekte, diğer yandan sektörün korunmasının gerekli olduğunu ifade etmektedir. Buna rağmen, söz konusu gerilemeyi durduracak ve tütüncülüğün geleceğini güvence altına alacak somut, uzun vadeli ve hedefleri açıkça belirlenmiş bir planın hâlâ ortaya konulmamış olması ciddi bir soru işareti yaratmaktadır.
Gelinen nokrada zorunlu olan, geçici bir olağanüstü destek değildir. İskeçe’de Basma tütüncülüğünün kurtarılması ve yeniden yapılandırılması için uzun vadeli bir plana ihtiyaç vardır. Bu plan, ekim alanlarının korunması, çiftçi gelirinin sürdürülebilirliği, üretim maliyetlerinin azaltılması, iş gücü eksikliğinin giderilmesi, iklim değişikliğine uyum, su tasarrufu, kalite artışı ve ürünün pazardaki konumunun güçlendirilmesi bakımından açık ve ölçülebilir hedefler içermelidir.
Bakanlığın kendisi, 2016-2025 yılları arasında tütün ekim alanlarının yüzde 73,3 oranında azaldığını resmen kabul ettiği ve aynı zamanda sektörün korunmasını zorunlu gördüğünü belirttiğinden,
Mevcut Ortak Tarım Politikası araçları tütüncülükteki gerileme eğilimini bugüne kadar durduramadığından,
İskeçe’de Basma üretiminin ekonomik sürdürülebilirliği, artan üretim maliyetleri, iş gücü eksikliği ve iklim değişikliğinin sonuçları nedeniyle ciddi biçimde tehdit altında bulunduğundan,
Tütüncülüğün terk edilmesi, yalnızca çiftçi gelirini değil, istihdamı, nüfusun bölgede kalmasını, kırsal ve dağlık kesimlerindeki genel ekonomik faaliyeti doğrudan etkilediğinden,
İskeçe’de Basma tütününün desteklenmesi yalnızca bir tarım veya gelir politikası olarak değil, kırsal alanların yeniden canlandırılması, nüfusun bölgede tutulması ve dağlık yerleşimlerin boşalmasının önlenmesine yönelik bütüncül bir politikanın parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğinden,
Sektörün sürdürülebilirliğinin ve korunmasının, İskeçe’nin dağlık köylerinde üretimin devam etmesi, çiftçi gelirlerinin güvence altına alınması ve toplumsal yapının güçlendirilmesi bakımından daha geniş kapsamlı bir kırsal kalkınma stratejisinin önemli unsurlarından biri olabileceğinden,
Tütüncülüğün kademeli biçimde terk edilmesi, tarımsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin sektöre yönelmesindeki güçlüklerle birleştiğinde, Trakya’nın dağlık ve
dezavantajlı bölgelerinde demografik zayıflamayı daha da hızlandırma riski taşıdığından,
İlgili Bakana sorulur:
1. Hükümet, yedi yıllık iktidarı döneminde, bugün kendi ifadesiyle “yapısal ve uzun süreli gerileme” ve “kademeli terk ediliş” olarak tanımladığı bu süreci tersine çevirmek amacıyla hangi somut önlemleri almıştır? Hangi tedbirler uygulanmış, sektör için özel olarak ne kadar kaynak ayrılmış ve hangi ölçülebilir sonuçlara ulaşılmıştır? Aynı dönemde ekim alanları dramatik biçimde daralırken ve binlerce üretici tütüncülüğü bırakırken, hükümetin aldığı önlemlerin somut sonucu nedir?
2. Bakanlık, tütün üreticileri, kooperatifler ve üretici grupları, Doğu Makedonya-Trakya Eyaleti, araştırma kuruluşları gibi ilgili kurumlarla iş birliği içinde, İskeçe Basma çeşidi tütünü için Beş Yıllık Bir Plan hazırlamayı düşünüyor mu? Bu plan, ekim alanlarının korunması, net tarımsal gelirin artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, iş gücü eksikliğinin giderilmesi, su tasarrufu, iklim değişikliğine uyum, kalitenin ve katma değerin yükseltilmesi ile İskeçe’nin kırsal kesimlerindeki üretim ve toplumsal yapının korunmasına ilişkin ölçülebilir hedefler içerecek midir?
3. Hükümet, İskeçe’nin dağlık kesiminde üretim ve toplumsal yaşamın korunmasına yönelik bütüncül bir plan hazırlamayı düşünüyor mu? Basma tütüncülüğünün sürdürülebilirliği, istihdam, gelir, altyapı, kamu hizmetleri ve nüfusun bölgede tutulmasını kapsayan daha geniş bir stratejinin parçası haline getirilecek midir?
4. İskeçe Basma çeşidinin kalite bakımından geliştirilmesi, sertifikasyonu, izlenebilirliği ve katma değerinin artırılması için hangi tedbirler alınacaktır? Ürünün rekabet gücünün, üretici gelirinin daha fazla baskılanmasına değil, kaliteye ve katma değere dayanması yönünde hükümetin somut planı nedir?
İskeçe Bağımsız Milletvekili Zeybek Hüseyin
