Gümülcine, 13 Ekim 2026.
İdris Hasan’ın “Rodoplar’dan Esintiler” adlı şiir kitabı BAKEŞ (Batı Trakya Kültür Eğitim Şirketi) tarafından yayımlandı.
İdris Hasan’ın “Rodoplar’dan Esintiler” adlı şiir kitabı BAKEŞ (Batı Trakya Kültür Eğitim Şirketi) tarafından 78 kitap olarak yayımlandı. Toplam 54 şiirden oluşan kitapta bazı şiirler de Yunanca olarak yayımlanmıştır.
Kitapla ilgili BAKEŞ’ten aşağıdaki bilgilendirme yapıldı:
RODOPLAR’ DAN ESİNTİLER:
TOPRAĞIN HAFIZASINDAN İNSANIN YÜREĞİNE
İdris Hasan'ın kaleminden geçmişe, doğaya ve insanın ortak değerlerine uzanan edebi bir yolculuk.
Bazı kitaplar yalnızca okunmaz; bir coğrafyanın sesini, bir toplumun hatıralarını ve insanın içinde taşıdığı özlemleri de beraberinde getirir. İdris Hasan'ın Rodoplar'dan Esintiler adlı eseri, okurunu Rodoplar'ın doğası, insanı ve kültürel dokusu arasında dolaştırırken geçmişle bugün arasında bir köprü kurmaktadır.
Eserde yalnızca bir coğrafya değil, o coğrafyada yaşanan hayatlar vardır. Çocukluk günleri, aile bağları, memleket sevgisi, doğayla kurulan ilişki ve insanın iç dünyasında biriken duygular, şiirlerin ve anlatıların temel izlekleri arasında yer alır.
Kitapta insan ilişkileri ve ahlaki değerler de önemli bir yer tutar. Eserin dikkat çeken taraflarından biri de kültürel çeşitliliğe birlikte yaşama düşüncesine açtığı alandır ve İdris Hasan'ın Rodoplar'dan Esintiler adlı kitabı, memleketini unutmayanlara, geçmişin izlerini edebiyatta arayanlara ve insani doğadan, kültürden ve ortak değerlerden ayrı düşünmeyenlere sesleniyor.
Kitabın önsözünde Öğr. Serpil Berk şunları paylaşmaktadır:
Bir dostun şiirlerini okuyup da birkaç söz söylemek pek kolay değil. İdris Hasanoğlu’nun şiirlerini okurken benim hissettiklerim de tam olarak bu oldu. Çünkü tanıdığınız birinin dizelerinde onun yalnızca sözcüklerini değil yıllar boyunca biriktirdiği duygularını, anılarını ve yaşama bakışını da görmeye başlıyorsunuz.
O’nun şiirlerinde memleket, çocukluk anıları, doğa, dil, kültür, kardeşlik, sevgi, barış ve umut öne çıkıyor. Özellikle Gümülcine (Komotini), Batı Trakya bölgesi, köyler ve çocukluk anıları şiirlerinin ortak ruhunu oluşturuyor. O’nun dizeleri, yaşamın farklı dönemlerinden süzülüp gelen özlerden oluşuyor. Bu şiirlerde yalnızca bir şairin dünyasını değil, geleceğin de izlerini bulacaksınız. Kimi dizelerde köy yollarında dolaşacak, ağaçların gölgesinde serinleyecek, rüzgârın coşkusunu hissedeceksiniz. Geçmişe duyulan özlem, bugünle kurulan bağ ve yarınlara bırakılacak umut dizelerde kol kola yürüyor. “Adada Kağmeler” şiiri size çocukluk anılarını sırılsıklam yaşatırken, memleket sevgisi de güçlü bir şekilde hissediliyor.
Bu şiirlerde dile ayrı bir başlık da açmak gerekiyor. Anadilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, geçmişle ve toplumsal kültürle bir dayanışma biçimi olduğunu da sık sık hissediyorsunuz. Türkçe’ye duyulan sevgi geçmişten geleceğe taşınan bir miras olarak ele alınıyor.
Gümülcine ve Trakya üzerine yazılan şiirlerde ise farklılıkların bir arada uyumla yaşadığı ve kültürel zenginliği oluşturduğu vurgusu yapılıyor. En önemli insani değerlerin kardeşlik, sevgi ve hoşgörü olduğu vurgulanıyor.
Çocuklar da şiir dünyasının önemli bir bölümünü oluşturuyor. “Küçük Öğrenci’de” çocuk dünyası; “Umut Sokağı’nda” savaşın ve yıkımın panzehirinin çocukların taşıdığı umut olduğu dillendiriliyor.
Bu şiirlerde yaşanmışlığın samimiyetini buldum. Tıpkı bir Fakir Baykurt, Mahmut Makal gibi, bazen bir köy yolunu, bazen bir dereyi, bazen çocukluk anılarını yaşamış ve yaşatmış.
Belki de bu nedenlerden dolayı Hasanoğlu’nun şiirlerini, yalnızca bir şiir olarak okumadım. Onları bir tarih, bir coğrafya, geçmiş, gelecek, dil, kültür, doğa okudum ve tam bir pastoral senfoni olarak gördüm.
Memleketine bağlılığını, çocukluğa duyduğu özlemi, dile ve kültüre verdiği değeri, insanları birbirinden ayırmak yerine birbirine yakınlaştırma isteğini ortak değerlere yapılan yığınakla hissettim.
Hasanoğlu’nun bu şiir kitabının geniş bir okur kitlesine ulaşmasını yürekten diliyorum. Umarız genç nesiller O’nu tanır. Dostluğumuzun hatırına, şiirlerinin güzelliğine ve taşıdığı samimi duygulara duyduğum
saygıyla...
İdris Hasan’ın kitabından bir örnek:
ADA'DA KAĞMELER
Gün batımını izlemek gün doğusundan
Hayallere koşmak kuş gibi Ada sırtından
Meşeler, gürgenler umutlarımıza şahit
Tırmandıkça biz salınıyor güneş ufuktan
Kağmeler sırlarıyla şu bayırın yamacında
Çocuk hayalim kağmelerin sırları taşlıkta
Ada'da geçmişin izi, ismiyle müsemma
Deniz neydi, ada neydi, ne arar karada?
Kuşların terennüm ettiği kelemelerde
Oyunlar ne güzeldi, otların kucağında
Saklı taşları bilmez kelebekler oyunda
Aramak güzel; kalsın tadı damağında
Atalardan izler Ada'da yollar boyunca
Görmek gerek kalıntıyı her ayrımında
Bizi uyaran ünlenişler her kıvrımında
Derede, çiçekte bal toplayan arılarda
Pocar nedir, Hasan kim, kışla nerede?
Mehmet Dayı kim ki yolu var orada?
Karabüğet nedendir kara kim bilecek?
Karşısında Eceltale, nedir adın sebebi?
Çayında su akmaktadır, ötelere doğru
Ada eteklerinde tanıklar, dikili taşlar,
Manevi alemde bak, geçmişini saklar
Bağrındaki çiçek ıtırında, kağmelerde.
