Gümülcine Türk Gençler Birliği (GTGB) Türkiye’den Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla “Aşure” etkinliği düzenledi.
27 Eylül Çarşamba günü Gümülcine Türk Gençler Birliği bahçesinde düzenlenen etkinliğe soydaşlar yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğe; Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı, Gümülcine Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet, GTGB Başkanı Necat Ahmet, DEB Partisi Genel Başkanı Mustafa Ali Çavuş, Mustafçova Belediye Başkanı Cemil Kabza, Gümülcine belediyesi meclis üyesi Sibel Mustafaoğlu, BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah, Şapçı Azınlık Kültür Derneği Başkanı Özgür Yusuf, BİHLİMDER Başkanı Mehmet Ahmet Emin, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, Celal Bayar Encümen Heyeti Başkanı Ahmet Arif Emin, Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Müdürü İbrahim Karaman, BURFAŞ Finans ve Mali İşler Müdürü Turgay Varol, BURFAŞ Satış ve Pazarlama Organizasyonu Sorumlusu Ali Durgut’un yanı sıra genelde bayanlar katıldı.
Etkinlik Din Görevlisi Orhan Bülbül’ün Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı. Kurcalı Kur’an Kursu Çocuklar İlahi Korosu’nun seslendirdiği ilahilerle devam etti.
Protokol konuşmalarında GTGB Başkanı Necat Ahmet söz aldı. katılımcıları selamlayan başkan Ahmet, bu yıl bu etkinliği gerçekleştirerek bir ilke imza attıklarını hatırlattı. Söz konusu etkinliğe çok kısa süre içerisinde karar verdiklerini söyleyen Ahmet, “Önümüzdeki yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde Batı Trakya’nın üç farklı bölgesinde bu etkinliği gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.” Görüşlerine yer verdi.
“MUHARREM AYINDA AŞURE DAĞITMAK BİZ MÜSLÜMANLAR İÇİN BÜYÜK ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR”
Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Müdürü İbrahim Karaman, Bursa Büyükşehir belediyesi tarafından balkanlardaki ata yadigarı İslam coğrafyasında her yıl gerçekleştirdikleri Aşure dağıtım etkinliklerinde birlikte olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Karaman, “Bizleri yalnız bırakmayan siz değerleri soydaşlarımızı sayın Belediye Başkanımız Recep Altepe adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bilindiği üzere mübarek Muharrem ayını idrak ettiğimiz bugünlerde ve Müslüman aleminde önemli bir yer tutan yakınlaşmanın, bereketin, paylaşmanın bir sembolü olan Aşurenin Hicri yeni yılın heyecanını yaşıyoruz. Muharrem ayı Peygamber efendimiz tarafından Allah’ın ayı olarak tanımlanmıştır. Muharrem ayında Aşure dağıtmak biz Müslümanlar için büyük önem arz etmektedir. Biz de Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak bu kültürel mirasımıza sahip çıkıyoruz.
“BU BÖLGEDE ÇEŞİTLİ ORGANİZASYONLARLA GELENEKSEL DEĞERLERİ YAŞATMANIN GAYRETİ VE ÇABASI İÇERİSİNDE OLACAĞIZ”
Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak ilk defa Gümülcine Türk Gençler Birliği’nde bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. Bundan sonra da bu bölgede çeşitli organizasyonlarla geleneksel değerleri yaşatmanın gayreti ve çabası içerisinde olacağız. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin destekleriyle sizlerin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin mübarek ayını tebrik ediyorum” düşüncelerine yer verdi.
Gümülcine S. Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet, uluslararası bir sempozyum için Bursa’da bulunan Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif’in katılamadığını ve kendilerinin selam ve saygılarını ilettiğini söyledi.
Ahmet, “Medeniyetimizde ve geleneğimizde Aşure geleneği canlılığını koruyarak devam ediyor. Bu bir paylaşma ve bereket özelliği olarak ifade edildi. Birbirimize ikram ettiğimiz bir tatlı. Bu şekilde kardeşlik, paylaşma ve dayanışma duygularımızın gelişmesine vesile olan bir gelenek.
"YENİ HİCRİ YILIN ÖZELLİKLE İSLÂM DÜNYASININ UYANIŞINA VESİLE OLMASINI YÜCE RABBİM’DEN NİYAZ EDİYORUM"
Muharrem ayı önemli bir olay. Tarih süreci içerisinde bu ayda çok önemli olaylar vardır. İki veya üç özelliğini sizlerle paylaşarak almamız gereken mesajın veya dersin güzel bir şey olması düşüncesiyle bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Muharrem ayı Kameri ayların ilkidir, yani hicri yılbaşıdır. Dolayısıyla geçen hafta 1439’cu yıla girmiş olduk. Yeni hicri yılınızı tebrik ediyorum. Yeni hicri yılın özellikle İslâm dünyasının uyanışına vesile olmasını Yüce Rabbim’den niyaz ediyorum.
Hicret sadece bir takvim değişimi, bir mekan değişimi, başka bir mekana göç etmeyi ifade etmez. Hicretin kendi içerisinde, Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretiyle bir çok olayın ve hadisenin meydana geldiğini; İslâm medeniyetinin inşa edildiğini ve bütün dünyaya yayılmaya başladığı bir zaman dilimi olarak ifade edebiliriz.
Peygamberimizin hicret esnasında gerçekleştirdiği üç tane önemli husus vardır. Bunlardan bir tanesi Peygamber efendimizin kardeşlik hukukunu tesis etmesidir. Ensarla muhacir arasında, yani hicret edenlerle, yerleşik olan halkın muhacirlere gösterdikleri kardeşlik bağlarını, duygularını geliştirici ve bütün insanlığa örnek olacak bir şekilde uyguladığına şahit oluyoruz…
"BUGÜN ANAVATAN’IMIZ TÜRKİYE BEŞ MİLYONA YAKIN İNSANA ENSARLIK GÖREVİ YAPIYOR"
Bugün insanların medeni olduğunu, ülkelerin geliştiğini görüyoruz. Ama hicret eden insanlara kucak açanlara iyi bakmak lazım. Bugün ülkelerine muhacirlerin gelememesi için tel örgüler çekenler, muhacirleri kabul ederken belirli kriterler koyarak “işimize yarayanları alırız, diğerlerini sınırlarımız dışında tutarız” diyenler, ya da kendi ülkelerine sorun olmasın diye hayatlarını yok etmek için çeşitli yöntemler uygulayanların, yaptıklarına bakıldığında, Peygamber’in hicretle birlikte oluşturmak istediği kardeşlik hukukunun ne anlama geldiğini çok daha iyi anlıyoruz. Bugün Anavatan’ımız Türkiye beş milyona yakın insana ensarlık görevi yapıyor. Hicret eden insanlara kucağını açmış, bütün kapılarını açmış, bütün imkanlarını seferber etmiş, işte bunun mayası hicrettedir; yani Muharrem ayında kutladığımız hicri yılbaşının olmasına vesile olan bu hicret neticesinde, inanan insanlar olarak, İslâm medeniyetinin mayasını oluşturan bir husustur.
"MEDİNE SÖZLEŞMESİ” “MAGNA CARTA”’DAN 593 YIL ÖNCE İMZALANMIŞ VE ÖYLE Kİ BUGÜN DÜNYANIN HASRET KALDIĞI BİR TOPLUM YAPISI OLUŞTURMUŞTUR"
Peygamber efendimizin çok önemli bir özelliği daha vardır. Peygamberimizin Medine’de hazırladığı “Medine Sözleşmesi” vardır. İlk yazılı sözleşmedir. İnsan hakları sözleşmelerine baktığımızda İngiltere’de 1215 tarihinde imzalanmış “Magna Karta”yı insan hakları konusunda bir temel olarak kabul ederiz. Şunu bilmemiz gerekiyor ki “Medine Sözleşmesi” “Magna Karta”’dan 593 yıl önce imzalanmış ve öyle ki bugün dünyanın hasret kaldığı bir toplum yapısı oluşturmuştur. Medine’de bulunan Müslüman, Hristiyan, Yahudiler ve müşrikler arasında farklı inançtaki insanları barış ve huzur içerisinde yaşatacak bir anlaşmadır. Bu hicretle gerçekleşmiş bir husustur…
Muharrem ayında bir çok hadiseler yaşanmıştır. Savaşların olmadığı “Haram” ayı olarak bilinir…
"BUGÜN İSLÂM DÜNYASINDA KERBELA’LAR DEVAM EDİYOR"
Muharrem ayının bir başka özelliği daha vardır. Müslüman olan herkesin derinden yaralayan, asırlardır acısı sızısı dinmeyen Kerbela hadisenin geçtiği bir aydır Muharrem ayı. Peygamberimizin torunlarından Hz. Hüseyin efendimizin Kerbela’da zulme uğraması, katledilmesi, beraberindeki insanlarla birlikte şehit edilmesinin yıldönümüdür. Tarih ve hayat böyledir. Acıları ve tatlıları ile yaşanan bir özelliği vardır. Tarih, ibret alınırsa bizim için fayda sağlar, yoksa hataları yapmaya devam edersek, tarihte gerçekleşmiş olanlar aynen devam eder. Bugün Kerbela’yı anıyoruz, orada yapılan zulmü lanetliyoruz, doğru kabul etmediğimizi ortaya koyuyoruz. Ama maalesef ki bugün İslâm dünyasında Kerbela’lar devam ediyor. Müslümanın Müslümana yaptığı zulüm aynı Kerbela’daki gibi hala devam ediyor. Demek bizler Müslümanlar olarak tarihten gerekli dersi almamışız…” İfadelerini kullandı.
“BİZİM TARİHİMİZDE AŞURE TÖRENLERİ; BİZİM TÖRELERİMİZE, TARİHİMİZE YAKIŞIR BİR ŞEKİLDE KUTLANIR”
Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Ali Rıza Akıncı, Aşure ve Muharrem etkinliklerinin dini ve kültürel hayatımızda çok derin izler bıraktığını; bizleri birleştiren ve düşünmeye sevk eden önemli bir anma vesilesi olduğunu, söyledi.
Akıncı, “Elbette ki Hz. Hüseyin’in şehit edilmesine sevinecek olan tek bir Sünni olamaz. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı irfanı ile şekillenen o derin kültürümüzde, gerek Sünni olsun, gerek Alevi Bektaşi olsun herkeste bir ehlibeyt sevgisi vardır. Bizim tarihimizde Aşure törenleri; bizim törelerimize, tarihimize, dedelerimizin zerafetine ve inceliğine yakışır bir şekilde kutlanır. Kendisine zarar vererek değil, ama dualarla mersiyelerle ve Aşure tatlısıyla mükemmel bir ortak nokta bulunmuştur. Burada dayanışma var, paylaşım var ve aynı zamanda o günü hatırlamak var. Ümit ediyorum bu hep devam eder.
"ÜÇ ŞEYİ KORURSAK KIYAMETE KADAR BİZE BİR ŞEY OLMAZ. BUNLAR CAMİ, OKUL VE AİLEDİR"
Batı Trakya’da üç yıldır görev yapıyorum. Batı Trakya’da ne olursa olsun hala komşuluk var, hala akrabalık var, hala dostluk var, hala sevilecek birilerini bulabilmişizdir. Her zaman söylediğim bir şey var; Üç şeyi korursak kıyamete kadar bize bir şey olmaz. Bunlar cami, okul ve ailedir. Cami bizim inançlarımızın, mukaddesatımızın var olduğu her şeyi temsil eder. Okul eğitimi temsil ediyor. Aile de bizim günlük hayatta sığınacağımız birlikte hayata devam edeceğimiz yapıyı gösterir. Bu üçünü de korursak bizlere zenginlik de gelse, fakirlik de gelse hiçbir şey olmaz.” Görüşlerini paylaştı.
Protokol konuşmalarının ardından plaket takdimi yapıldı. Etkinlik GTGB bahçesinde tüm katılımcılara Aşure ikramı ile sona erdi.
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
-
Click to open image!
Click to open image!
https://rodopruzgari.com/haber-arsivi/23691-%E2%80%9Ca%C5%9Fure%E2%80%9D-bursa-ile-g%C3%BCm%C3%BClcine%E2%80%99yi-birle%C5%9Ftirdi.html#sigProIdf3a56bc88c
